27 Mart 2009 Cuma

ÖNEMLİİİİ lütfen herkez sonuna kadar okusun


Bilinç altına ilişkin araştırmalar yapan Kubilay Aktaş, reklam arasında verilen mesajların insanları o ürünü almaya yönlendirdiğini söylüyor. Örneğin sinemada film izliyorsanız 25. karedeki “kola iç” talimatı film arasında koşarak kola almanıza neden olabilir.

EMETİ SARUHAN
Günlük hayatımızda yaşadığımız bazı sorunların bilinçaltımızdan kaynaklandığını hep söyleriz ama acaba kaçımız aslında bilinçaltımızın gücünün ve öneminin farkındayız? Yaklaşık 15 yıldır bilinçaltı üzerine çalışmalar yapan Kubilay Aktaş, Elest Yayınları'ndan basılan “Gizli Telkinle Kur'an Terapisi” kitabında bilinçaltımızın nasıl daha çok alışveriş yapmamız için ya da belli bir konu hakkındaki düşüncelerimizin değişmesi için programlandığını anlatıyor. Aynı tekniğin olumlu yönde de kullanılabileceğini ifade eden Aktaş, bu yöntemle sorunlarımızı aşabileceğimizi söylüyor. Kubilay Aktaş'a bilinçaltı nedir, ne değildir, nasıl programlanabilir, ne işimize yararı sordukOLUMSUZ TELKİN BAŞARISIZLIK SEBEBİ

Bilinçaltının sonsuzluğu, bilincin ise bu alandan fark edebildiğimiz kısmı, yani toplumun görgüleri, örfleri, adetleri ve yasalarımızı ifade ettiğini söylüyor Aktaş. Bilinçaltımız bir saniyede 400 milyar bit bilgiyi işlerken, bilincimiz bunun sadece 2000 tanesini fark edebiliyor. Bilinçaltı bir çocuk gibi. Kendine söylenen her şeyi alıp uyguluyor ve iyi kötü ayırımı yapmıyor. Mesela çocuklara söylenen “küçüksün, yapamazsın, edemezsin, olmaz” gibi olumsuz telkinler bilinçaltı tarafından alınarak ileride kişinin başarısızlığına neden olabiliyor. Dolayısıyla bilincimiz bilinçaltını, bilinçaltı da bilinci etkiliyor ve böylece kimliğimiz kişiliğimiz ve varlık okumamız açığa çıkıyor.


MESAJLAR 25. KAREDE

Bilincin bu özelliği keşfedildikten sonra, teknolojinin de ilerlemesiyle, Subluminal Teknik yani bilinçaltına gizli mesaj gönderme yöntemi kullanılmaya başlanmış. Bilinçaltına mesaj gönderme çeşitli yollarla yapılabiliyor. Müziğin altına insan kulağının duyamayacağı ama bilinçaltımızın algılayabileceği dalga boyunda mesajlar yerleştirilebiliyor. Gözümüz saniyede 24 kareyi algılayabiliyor. Böylece filmlerin, dizilerin, reklamların arasında, 25. kare kullanılarak bazı mesajlar iletilebiliyor. Gözümüz ve bilincimiz bunu algılayamıyor ama bilinçaltımız algılıyor. Kokuyla bile bilinçaltına mesaj göndermek mümkün. Bu teknikleri, yasak olmasına rağmen, daha çok reklam sektörü kullanıyor. Verilen reklamın arasına yerleştirilen mesajlar sizi o ürünü almaya yönlendirebiliyor. Aktaş, sinemalarda verilen 10 dakika aralarda kola içilmesine yönelik mesajlar iletildiğini söylüyor. 25. karedeki “kola iç” talimatı film arasında koşarak kola almanıza neden olabilir.


ÇİZGİ FİLMLER MASUM MU?

Aktaş, bazı süper marketlerde çalınan hızlı müziklerin altına “daha çok al, daha çok al” mesajının yerleştirildiğini de söylüyor. İnsan bilincinde alışveriş şevkini arttıran Paçuli yağının da marketlerde belli aralıklarla verilmesi kokuyla telkin yöntemlerinden biri. Çocuğunuzun seyrettiği masum çizgi filmde ses ve görüntü yoluyla pornografi ve şiddet içeren mesajlar yerleştirilmiş olabileceğini iddia ediyor Aktaş. Aslan Kral, Alaattin'in Lambası, 25. kareleri bizzat tespit ettiği çizgi filmlerden. Aktaş, “Donald Duck amca, çizgi filmde laptop ile yazışıyor. Ama görüntüyü dondurup yaklaştırdığınızda laptop ekranında çıplak bir kadın görüyorsunuz. Orada ne işi var?” diye soruyor. Çocuğunuzun seyrettiği çizgi filmdeki 25. kareyi anlayabilmek için DVD oynatıcıda ağır çekimde izleyebilirsiniz.” diyor.


KUR'AN YAYINI ALTINA DİRENMEYİN MESAJI

25. kare filmlerde de çok kullanılan bir teknik. Aktaş, “Fight Clup filminde 26 tane 25. kare var. Ağır çekime alıp izlerseniz bu kareleri yakalayabilirsiniz. Bu filmin yönetmeni, müziklerini yapan kişi eşcinsel ve 25. karelere de eşcinsellikle ilgili mesajlar yerleştirilmiş. Bu mesajları aldığınızda eşcinsellik size normal bir olaymış gibi geliyor. Yüzüklerin Efendisi'nde de 25. kare mesajları var. Müzik endüstrisinde de Madonna ve Michael Jackson kullanıyor. Mc Donalds'ın çektiği reklamlarda o kadar çok 25. kare var ki! Bazı siyasi partiler bile 25. kareyi zaman zaman kullanıyor.” diyor. Aktaş'a göre bu mesajların en çok kullanıldığı ülkelerden biri Rusya. Sırf bu mesajları tespit edebilmek için özel dedektörler varmış. Kendisine bile bu teknikle insanları alışverişe yönlendiren müzikler yapma teklifleri geldiğini anlatıyor Aktaş. Ama Aktaş'ın asıl ilginç iddiası Amerika'nın Irak'ı işgali esnasında radyoda yapılan Kur'an yayınının altında Iraklıların bilinçaltına “direnmeniz faydasız” gibi mesajlar verildiği.


BIRAKIN SORUNLARI BİLİNÇALTINIZ AŞSIN

Bilinçaltımız mesaj bombardımanı altında. İyi haber ise bu tekniğin olumlu yönde de kullanılabilmesi. Subliminal mesaj tekniği dünyada kullanılan bir teknik. Diyelim ki toplum karşısında konuşamıyorsunuz. İstediğiniz bir müziğin altına probleminizi çözecek telkinler yerleştiriliyor. Siz müziği dinlerken bilinçaltınız da bu telkinleri alıyor. Böylece kişiye özel hazırlanan telkinlerle sorununuz çözülüyor. Kubilay Aktaş'ın tekniğini daha özel kılan yön ise, bu telkinleri Kur'an-ı Kerim ayetleri, Cevşen, Esmalar ve Celcelutiye kullanarak yapması. Öncelikle kişinin problemleri psikologlar tarafından tespit ediliyor. Sonra o soruna yönelik Kur'an-ı Kerim ayetleri ve Esmalar seçilip belli bir ritimle okunuyor. Bu kayıt 8- 12 hertz dalga boyuna, beynin alfa dalga boyutuna getiriliyor ve istenen müziğin altına yerleştiriliyor.

Mesela kişinin iletişimle ilgili problemi varsa, Hz. Musa'nın duası olan “Dilimdeki düğümü çöz. Gönlüme ferahlık ver. Söylediklerim anlaşılsın.” ayeti kullanılıyor. Depresif ve şizofrenik bir yapı varsa, daha çok tevhide, bütünleyici manalara ait ayetler, insanın ruh beden ve zihnini senkronize edecek, dengeleyebilecek ayetler kullanılıyor. Kişi bu müzikleri dinlerken aldığı telkinlerle problemini aşabiliyor. Aktaş, bu tekniğin zaten tüm dünyada kullanıldığını kendi tekniğini ayıran yönün ise Kur'an ayetlerinin kullanılması olduğunu söylüyor. “Kur'an kadar bilinçaltına etki eden, nöron ağlarını uyaran başka bir şey yok. Bu açıdan bu teknik zaten kullanılıyor ama Kur'anla yapılması eşi benzeri olmayan bir teknik haline getiriyor.” diyor.


Bilinçaltımızı nasıl koruyabiliriz?

Bilinçaltımızı korumak için televizyon seyrederken çok seçici olunması gerekiyor. Mümkün olduğu kadar minimalist yaşamak ve teknolojiyi bilinçli kullanmak önemli. Kur'an, Cevşen okumak da bilinçaltının düzenlenmesi ve korunmasına etki ediyor. Güne başlarken, ya da bir film izleyeceksek, “ben bu filmi izlerken sadece bana faydalı olanları almak istiyorum.” diye telkin vermek işe yarayabilir. Ayetel Kürsi okuyarak etrafınızı çevirin ve etrafınızdan ışıktan bir koruma kalkanı olduğunu düşünün.

9 yorum:

eviminnuru dedi ki...

aslında televizyonu hayatıma sadece haber saatleri sokmayı başarabilsem bende herşeyi herzaman beynine kaydeden oğlumda rahat edecek galiba

NEŞELİ GÜNLER dedi ki...

evet bilinç altımızla malesef çok oynuyorlar.
mesala ıssız adam filmi vardı geçenlerde izleyen herkes begenmişti ben ise eleştirmiştim.çünkü bilinç altımıza cinsel sapkınlığın normal oldugu mesajı gönderiliyordu.
işte bu konuda elimizden geleni yapmalıyız bilinç altımızı korumalıyız.
sevgiler

yasenin dedi ki...

çok güzeldi teşekkürler

ENESMELODİ dedi ki...

cok tesekur ederim eyerhagu makalenizi ilgile okudum.basarilarinizin devamini dilerim.sayilar sevgiler

hanife dedi ki...

çok güzel yazmışın arkadaşım eline sağlık yazının sonunda dediğin gibi ben de çokça Ayetel kürsi okumaya gayret ediyorum

renklipastalar dedi ki...

Valla hiç bu yönü ile düşünmemiştim. Yani tv veya diğer teknolojik ürünlerde herzaman seçici olmaya çalışıyorum fakat bazı şeylerin bu kadar ilerlediğinin farkında değildim. Daha farkında olmadığımız neler var kim bilir. Çok ilginçti, tşk ederim. Bilinçaltının bizi çok etkilediği ilginç. Hayırlı akşamlar. Görüşmek üzere...

Sevde.B dedi ki...

Aman ALLAHım daha neler duyicaz bilemiyorum, bu insanlardan iyice ürkemeye başladım doğrusu..
Arkadaşım paylaşımın çok güzel bu konu hakkında daha çok bilgi edinirsen merakla okurum...
Ellerine sağlık...
Sevgiler

iffetin günlüğü dedi ki...

çok ilginç bir konu..bende dışarı çıktığım anda ayetel kürsiyi okumaya başlarım beni her türlü tehlikeden koruduğuna inanıyorum haftalık pazar alışverişine çıktığımda ayetel kürsi sayesinde alışverişlerim bereketli geçiyor..

tadınadoyamadım-dilek dedi ki...

Sevgili eyerhagu yazı için çok teşekkürler sanırım 2000 ylında başladım kubilay aktaşı dinlemeye
hayata farklı boyuttan bakmamızı sağlıyor bu konu hakkında konuşmasını bu kadar derinden dinlememiştim paylaşımın için çok teşekkür ederim

tv ile aram yok film izlerkende kendimi şartlandırarak izliyorum

şu programı da izlemeyi isterdim ama kaçırmışım:((