27 Mayıs 2009 Çarşamba

AŞK VE ARKADAŞLIK


Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karsılaşırlar.
Aşk, kendinden emin bir şekilde sorar;
ben senden daha samimi ve daha cana yakınım.
Sen niye varsın ki bu dünyada?”

Arkadaşlık cevap verir "sen gittikten sonra
bıraktığın gözyaşlarını silmek için....

Bütün sevdiklerinize ithafen şunları göz önünde bulundurun:
Eğer bu sabah hastalıklı değil de sağlıklı uyanmış iseniz, bir hafta sonrasını göremeyecek olan bir milyon insandan daha şanslısınız.
Bir harp tehlikesi ile, işkence görmek ihtimali ile ve sağ kalma korkusu ile karsı karsıya değilseniz, 500 milyon insandan
daha iyisiniz.

Buz dolabınızda yiyeceğiniz,
üzerinizde elbiseniz, başınızı
sokup uyuyabileceğiniz bir eviniz varsa, dünyadaki insanların
çoğundan daha zenginsiniz.
Bankada ve cüzdanınızda para varsa, dünyanın en imtiyazlı % 8'i arasındasınız...
Anneniz, babanız sağ ise ve boşanmamışlarsa, siz bu
dünyada nadir kişilerden birisiniz.

Bu mesajı okuyabiliyorsanız bu demektir ki; Birisi sizi düşündü
ve bunu gönderdi..
Çünkü okuma yazma bilmeyen 2 milyar kişiden biri değilsiniz.

Paraya ihtiyacın yokmuş gibi çalış..
Kimse seni üzmemiş gibi sev..
Kimse seni seyretmiyormuş gibi danset..
Kimse seni dinlemiyormuş gibi şarki söyle..
Cennet dünyadaymış gibi yaşa..

25 Mayıs 2009 Pazartesi

BAHÇE SEFAMIZ











Bugün bahçemizde bi ziyafet verelim dedik.eltim mercimek köftesi yapmış.ben pirinç salatası yaptım. görümcem kuymakla börek yapmış. bide peynirli un helvası yapmıştı ama onun resmini çekmemişim. valla her şey süperdi... kızımında cumartesi ilk dişi çıktı çok şükür inş perşembe günü halamıza gideceğiz diş buğdayı yapmaya...

24 Mayıs 2009 Pazar

HEDİYELERİM GELDİ


hediyelerim geldi.. aslında bayaa oldu geleli ama ben adapazarında olduğum için elime ulaşmadı... eşim cumartesi bizi almaya geldi dayanamadım hediyelerimide getir dedim..geldiği gibi açtım ve görünce çok hoşuma gitti çok manalı anlamlı bir hediye oldu benim için hediyelerin ikisinide çok beğendim ve AYLA,cığım sana çok teşekkür ediyorum bu ince düşüncen için.. çoooookk çookkk sevgiler...ve bu etkinliğe vesile olan BAHAR,cığımada çok teşekkür ediyorum..

23 Mayıs 2009 Cumartesi

KİLO VERMENİZİ ENGELLEYEN NEDENLER‏


Kilo vermenizi engelleyen sebepler arasında Meyve Suyu içiyorum diye aromalı ve şekerli suları tüketmek, hatta var olduğunu bile bilmediğiniz tiroid sorununu, kilo vermenize engel oluyor olabilir.
işte kilo vermenizi engelleyen nedenler.

1. Hızlı yemek
Hızlı yemek yemek kilo almaya neden olur bu nedenle yavaş yemek yemelisiniz. Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor.

2. Teknoloji
Diyetlerin bir işe yaramamasının en büyük sebeplerinden biri hareketsiz yaşamdır. Eskiden bir arkadaşınızla görüşmek için belki de 10 ya da 15 Dakika yürürken şimdi sadece mailleşerek görüşmüş kadar oluyor ya da internet üzerinden sohbet edebiliyorsunuz. Böyle olunca da hareket yerine oturmayı seçiyorsunuz.

3. Tatlandırıcılar
Kilo almamak için sürekli şeker yerine tatlandırıcı kullanıyor olabilirsiniz. Fakat yapılan araştırmalar yapay tatlandırıcıların alınan doğal kalori alımı konusunda vücudu kandırdığını ve bu nedenle de daha fazla şeker kullanma isteğini ortaya çıkardığını gösteriyor.

4. Sebzeler
Sebzelerinizi ve salata malzemelerinizi iyi yıkadığınızdan emin olmalısınız. Organik olarak yetiştirilmiş olanları seçmelisiniz. Hormonlu meyve ve sebzelerden uzak durmalısınız. Bunlar sizi de tıpkı sebzeler gibi şişirecektir.

5. Yağ oranı düşük yiyecekler
Yağ oranı yüksek ve düşük yiyecekler arasında aslında sanıldığı kadar çok fark yoktur. Süt yoğurt ya da peynirde bu oran önemliyken yağ oranı düşük bir kek yemekle yağ oranı yüksek olanı yemek arasında hiçbir fark yoktur.

6. stres
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal Maddeler salgılar. Bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol eder ve sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi de budur.

7. Öğün atlamak
Her yemek yediğinizde metabolik hızınız iki Saat içinde yüzde 20 - 30 artar fakat öğünleri atlarsanız metabolizmanız yavaşlar. Özellikle de kahvaltı yapmamak en büyük problemdir ve gece boyunca yüzde 5 yavaşlayan metabolik hızınız bir daha yemek yiyene kadar aynı hızda kalır.

8. Meyve suları
Früktoz seviyesi yüksek olan meyve suları iştahınızı açar. Bu nedenle taze meyve suyu içmek ya da meyve yemek çok daha yararlıdır.

9. Toksinler
Karaciğer vücudun yağ yakan organıdır ve eğer Alkol gibi toksinlerle doluysa yakma işlemi için daha yoğun çalışarak çok enerji harcar ve yorulur. Bu nedenle içki içerken yağ ya da şekeri çok fazla tüketmemeye dikkat etmelisiniz.

10. Salata
Diyet yaptığınız için salata yemeyi tercih edebilirsiniz fakat salatayı dışarıda yiyecekseniz soslu bir salata yememelisiniz. Çünkü özel soslarla yapılan bu salataların kalori bakımında bir hamburgerden çok da farkı yoktur.

11. Doğum gününüz
Kış mevsiminde doğduysanız baştan kaybetmiş olma ihtimaliniz yüksek çünkü yapılan araştırmalar kış bebeklerinin obeziteye daha yatkın olduklarını gösteriyor. Bunun sebebi ise daha yavaş çalışan bir metabolizmaya sahip olmaları.

12. Doğum kontrol
Doğum kontrol haplarının içinde bulunan progesteron türevi maddeler vücutta Su tutulmasına neden olabilirler. Bu etki kişiden kişiye değişmekle beraber, biriken madde `su` olduğundan, kalıcı bir kilo değişikliği yapması beklenen bir yan etki değildir. Yine haplar beyinde açlık merkezine etki ederek iştah artışına neden olabilirler.

13. Uyku düzeni
Yapılan araştırmalara göre geceleri dört Saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla daha fazla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normalGünde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için her Gün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.

14. Evlilik
Yeni evli çiftler hep evlendikten sonra kilo aldıklarından şikâyet ederler. Bunun nedeni ise birlikte bir yaşam paylaşma sonucu her şeyi aynı anda yapma isteğidir. Fakat söz konusu yemek olunca bu yanlıştır eşinizle aynı miktarda ya da aynı şeyleri yemeden de mutlu bir evliliğe sahip olabilirsiniz.

15. Tiroid sorunu
Sürekli yorgun hissediyorsanız, kilo almaya başladıysanız ve sürekli üşüyorsanız tiroidiniz tembelleşmiş olabilir. Bu da metabolizmanızın daha yavaş çalışmasına neden olur. Bunun için bir uzmana başvurun ve balık, fındık gibi yararlı besinler almaya dikkat etmelisiniz.

SARAY TATLISI & LAHANA SARMA






















cuma günü çok güzel bir gündü. babacığım artık evde çok şükür,sağlığıda gitgide iyiye gidiyor
inş tez günde dahada iyi olacak.perşembe gününden kardeşimin evinde annemler için yemek yaptık
yemek olurda tatlı olmazmı kardeşcazım saray tatlısı yaptı süper oldu, zaten neyi kötü yaparki
daha şimdiye kadar kötü bişii yaptığını görmedim ellerine sağlık canımın içiii... cuma sabahıda babamın halasının kızı sağolsun
sabah erkenden gelip bir tencere etli lahana sarması yaptı süper oldu yaa tencerenin çoğunu ben yedim nerdeyse
tatlıyla dolmanın resimlerini yayınlarken prensesimin resminide yayınlamadan geçemeyeceğim canım kızım senin acını
ALLAH bana göstermesin inş...

SARAY TATLISININ TARİFİ

Malzemeleri:
5 Yumurta
1 su bardağı şeker
1,5 su bardağı Un
1 paket Vanilya
1 paket Kabartmatozu

Şerbeti icin:
2 su bardağı şeker
3 su bardağı Su
1 tatli kaşığı Limonsuyu

Arası icin:
2 paket Kremşanti
1 buçuk su bardağı süt
1 Vanilya

Üzerine:
Hindistan Cevizi rendesi

yapılışı:
Bir çırpma kabına yumurtalar kırılır
Yumurtanın icine seker eklenir ve elle çırpılır (Bu tatlının özelliği hamuru elle çırpmaktır sakın mixer kullanmayınız).
Un, kabartmatozu ve vanilyayıda ekliyerek elle çırpmaya devam edin.
25-30 cm çapında bir fırın tepsisi hem yağlanıp hemde unlanır. Hamuru içine aktarılarak önceden
ısıtılmış 170 derecedeki fırında 20 dakika pişirilir. Pişen kek ılıyınca kek ortadan ikiye kesilir.
Tabanına vanilya ile çırpılmış kremşanti sürülür. Diğer katı üzerine eklenir. Diğer taraftan 2 bardak
şeker, 3 bardak su ve limonsuyunuda ekliyerek şerbeti kaynatılıp soğutulur. Kek ve şerbet ikiside
soğuyunca kekin üzerine şerbeti kaşık kaşık dökülür. Üzerine bol hindistan cevizi rendesi serpilir.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

TEYZANNELERLE ÇOCUKLARININ İZMİT HARİKALAR SAHİLİ MACERALARI












cumartesiden beri kardeşimdeyim.babamın ameliyatından dolayı 19 mayıs tatilindende yararlanalım çarşambaya kadar kalalım dedik pazar günü hava bayaa bi sıcaktı kardeşim abla çocukları izmitteki parka götürelim dedi ben pek istemedim ama kardeşimin ısrarına dayanamadım gittik iyiki gitmişiz çok hoşuma gitti çocuklarda çok mutlu oldular...

8 Mayıs 2009 Cuma

CANIM ANNEME ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN



Sabah bulaşık yıkarken ellerimin annemin ellerine ne kadar benzediğini
fark ettim.
Benzemekten de öte; tıpatıp aynısı olmuşlar..
Ergenlik çağlarımda (hakikaten çekilmez bir yeniyetmeydim) annemin
ellerine sinir olurdum.
Ya da şöyle diyelim: Sinir olduğum bir milyon sekiz yüz kırk altı şeyden
biri de annemin elleriydi.
Kadıncağızın beni sinir etmek için ellerine özel olarak yaptığı bir şey de
yoktu.
Uzun kırmızıya boyanmış cadı tırnakları falan veya lime lime olmuş tırnak
etleri gibi bir durum da yoktu.
Sadece şekilsizdi. Yani güzel değildi. Ve ben buna sinir olurdum.
'Hah' dedim kendi kendime 'şimdi senin de bir sıpan olsaydı o da sinir
olacaktı ellerine. Yeterince güzel değilmiş diye..'
Şimdi ise o eller biraz daha elimin içinde kalsın diye ne numaralar
çekiyorum...
Yok üşüdüm, tutsana elimi, yok kremi fazla sürdüm, alsana birazını,
tırnakların uzamış, törpüleyeyim mi..

Aslında düşününce, eller dışında da anneme her geçen gün daha çok
benziyorum.
Eskiden çok umurumda olmazdı şimdi evde ufacık bir dağınıklık olsa
sıkılıyorum.
Sabah kalkar kalkmaz temizlik yapmaya başlıyorum.
Hesapça çay demleninceye kadarki vakti değerlendirmiş olacağım.
Çay zift oluyor, ben hâlâ bir yerleri siliyorum.

Aynı annem gibi ben de masa örtülerini düzeltmeden yanlarından geçmiyor,
hoh yapıp silmeden aynalara bakmıyor, yerden gübür toplamadan
ilerleyemiyorum artık.

Aynı onun gibi sabah kalkınca uzun uzun camdan dışarıya bakmadan güne de
başlayamıyorum.
Esnafla iki kelimenin beli kırmazsam aynı onun gibi eksik iş yapmış
sayıyorum kendimi.

Daha az süsleniyor ama tıpkı onun gibi daha çok bakım yapıyorum.
Eskiden tek bir nemlendiriciyi üç kereden fazla kullanamayan ben artık
her gün sabah akşam sürüyorum.
Üstelik fındık tanesi kadar miktar, oldu artik ceviz tanesi kadar! Rimel
ise kurumak üzere..

Bu kadarla kalsa yine iyi.. Arkadaşlarımdan çok bitkilerimle konuşmama
ne diyorsunuz?
Ya da yalnızsam on iki dedi mi en şahane filmi bile seyrediyor olsam
kapatıp cup yatağa giriyor olmama?
Veya çantamda vızıldayan bir çocuğa verilmek üzere BONBON taşımaya
başlamama?

Ben de şaşırıyorum ama gerçek.
Annemde dalga geçtiğim ne kadar şey varsa hepsini ben de yapıyorum
artik!...

Tek kaygım şu: Bir gün ben de YOĞURT KAPLARINI biriktirmeye başlayacak
mıyım acaba?
Aklımın almadığı tek şey bu. Bütün dolap içleri yıkanmış, kurulanmış
yoğurt kaplarıyla dolu.
Hepsi küçük kuleler şeklinde üst üste dizilmiş, kuzu kuzu bekliyorlar. .

Kapakları da elbette mevcut.
Onlarca değil yüzlerce!

Ne diyeyim...
Bir gün elimdeki yoğurt kabını deterjanlarken anlarım herhalde kap
biriktirmenin esbab-ı mucibesini.. .

***

Bu yazıyı geçen sene yine bu günlerde yazmıştım..
'Anneler günü' vesilesiyle biraz değiştirerek yeniden yayınlamak
istedim..
Çünkü hatırlatmak istedim ki annelerimizde kızdığımız, kırıldığımız,
dalga geçtiğimiz, hafife aldığımız,
lüzumsuz gördüğümüz, saçma bulduğumuz ne kadar huy, alışkanlık, arzu,
istek varsa
bir gün hepsini kendimiz de edineceğiz . şakanızı, siteminizi yaparken
bunu unutmayın istedim.
Üstelik bazen sadece alışkanlıklar değil bahtlar da annelerden kızlara
miras kalabiliyor.
İyi veya kötü..

Onları eleştirirken, yargılarken bunu da düşünün istedim..

Çünkü..

Ben..

Artık..

Yoğurt kaplarını biriktirmeye başladım..(yazı alıntıdır)

canım annem seni çok seviyorum, bu anneler gününde yanında olamadığım için çok üzülüyorum...

2 Mayıs 2009 Cumartesi

TATİL BİTTİ PAZARTESİ DİYET ZAMANI



14 gün su gibi aktı geçti haliyle bu arada 3 kiloyuda alıvermişim şimdi diyet yapma zamanı inş yapabilirim şimdilik kararlıyım zaman bakalım ne gösterecek...

1 Mayıs 2009 Cuma

KISSADAN HİSSE

Duvardaki catlaktan bakan fare, çiftlik sahibi ile karisinin

bir paket actiklarini gordu "Icinde yiyecek mi var?'" derken - - -

Bir baktı ki fare kapanı!!.

Hemen bahceye kosup, alarmi verdi :

Evde kapan var!
Evde kapan var!'

Tavuk gidaklayip , kafayi kaldirdi ve, 'Bay fare", bu sizin icin ciddi

bir sorun olsa da sahsen, beni ilgilendiren bir tarafi yok ne yazik ki! .

Fare donup bu sefer domuzcuga, "Evde kapan var, evde kapan var"! dedi.

Domuzcuk konuyla ilgilendi ama, kendi hesabina 'Uzgunum bay fare, vah, vah

emin ol senin icin dua edecegim" dedi.

Fare bu kez öküze yoneldi: "Evde kapan var!" "Evde kapan var!" diye bagirdi nefes nefese.

Öküz: 'Wow, Bay Fare, Senin icin uzuldum, ama burnumu sokacagim bir sey degil.'dedi.

E farenin de basini egip, gitmekten baska caresi kalmamisti...

yalnizlik ve terkedilmislik hisleri icinde, fare kapani ile artik....tek basina basa

cikmaya calisacakti!.

O aksam evde, alisilmamis bir ses duyuldu. sanki bir kapan, avinin uzerine kapanmisti.

Sese kosan cifcinin karisi, karanlikta kapana, zehirli bir yilanın kuyrugu kaptirdigini gormemis. Yilan da onu isirmisti..

Ciftci karisini hastaneye kosturdu, Karisi eve atesli dondu.

E atesli insana ne verilir?? sicacik bir tavuk corbasi!!!. Tavuk acilen pisirilmis!

Ama kadin hala iyilesmiyormus, E es dost ahbap, gelince hasta ziyaretine,

ciftci de sofraya domuzcugu cikarmak zorunda kalmis!!!.

Ama ciftcinin karisi iyilesmemis; olmus!!!!!.

Aman ne kalabalik gelmis cenazeye, ne kalabalik!!!

Bu sefer de konuklari, doyurmak icin kesilen okuz olmus....Fareye de olan biteni

deliginin ardindan izlemek kalmis!....

Onun icin bir daha, seni ilgilendirmeyen bir sorun karsina cikarsa... bir dusun!!! --

Birimiz tehdit altindaysak, hepimiz risk altindayiz. Bu hayat denen yolculukta

Birlikte yol almaktayiz.. Birbirimizi kollayip, guc ve guven paylasmaliyiz.